Şeker Hastalığı Tedavi Edilemeyen Bir Hastalık Değildir

Şeker Hastalığı Tedavi Edilemeyen Bir Hastalık Değildir

Uzm.Dr. Recep Burhanoğlu
13.11.2020
Günümüzde 425 milyondan fazla insan diyabetle yaşamaktadır

Yüksek Tansiyon kadar sık görülen ve kontrol altına alınmadığında benzer şekilde vücudumuza zarar veren bir başka hastalık da diyabet yani şeker hastalığıdır.

Günümüzde 425 milyondan fazla insan diyabetle yaşamaktadır.

Vücudumuzun işlevlerini yerine getirebilmesi için başlıca enerji kaynağı glikoz adı verilen bir tür şekerdir.

Yediğimiz besinlerin tümü sindirim sistemimizde işlenerek glikoza dönüşür.

Kana geçer ve kandan hücrelere geçerek enerji olarak kullanılır.

Glikozun hücreler tarafından kullanılamaması ve birikmesi sonucu kanda şeker düzeyleri yükselir.

Bu durum diyabet yani şeker hastalığı olarak adlandırılır.

Yükselmiş şeker düzeyleri özellikle damarlarda hasarlar oluşturur.

Bazı kişiler şeker hastalığı gelişmesi açısından risk altındadır:

  • Ailesinde şeker hastalığı bulunanlar,
  • 40 yaşın üzerindekiler,
  • fazla Kilolu olanlar,
  • tansiyonu ve kan yağları yüksek olanlar ve
  • 4 kilogram üzerinde bebek doğuran kadınlarda

şeker hastalığı daha fazla görülür.

Şeker hastalığının belirtileri;

  • Çok su içmek,
  • çok idrara çıkmak
  • sık acıkma
  • Aç kalındığında ellerde titreme
  • ter basması
  • çarpıntı
  • çabuk yorulma
  • yaraların geç kapanması ve
  • sık enfeksiyon geçirmektir

Bu belirtilerin bir ya da birkaçı sizde varsa şeker hastalığı açısından risk altında olabilirsiniz.

Bir kişinin şeker hastalığı olup olmadığı, açlık kan şekeri ölçümü veya şeker yükleme testi yapılarak anlaşılır.

Açlık kan şekeri 8 saat açlıktan sonra sabah alınan kandaki şeker düzeyidir.

AKŞ’nin normal olması şeker düzeyinin tamamen sağlıklı olduğunu göstermez.

Bu nedenle yemekten 2 saat sonra ölçülen tokluk kan şekeri ne de bakılması gerekir.

Tokluk kan şekeri ölçümü, şeker yükleme testiyle de yapılır.

Şeker hastalarında kan şekerinin yüksek olması aynı yüksek kan basıncında olduğu gibi damarlarda hasara neden olur.

Bu da kalbi, beyni, böbrekleri gözleri ya da bacakları besleyen damarları etkileyebilir.

Şeker hastalarında kalp hastalığı kalp krizi veya felç geçirme riski yüksektir.

Böbrek hasarı sonucu Diyalize kadar giden böbrek yetmezliği gelişebilir.

Gözlerde gelişen hasar sonucu Bulanık ya da az görme ve körlük meydana gelebilir.

Şeker hastalarında sinirlerde de hasar görülür.

Sinir hasarı el ve ayak parmaklarında, kollarda ve bacaklarda uyuşma ya, karıncalanmaya, halsizliğe ve yanma hissine neden olabilir.

Sinir hasarı dikkat edilmeyen yaralar veya iltihap sonucu özellikle ayaklarda ciddi yaralar ortaya çıkar.

Bu yaralar ayağın veya bacağın kesilmesine kadar varabilen çok önemli sonuçlara yol açabilir.

Şeker hastalığına bağlı oluşabilecek hasarları geciktirmek için öncelikle açlık ve tokluk kan şekeri ve bununla birlikte doktorunuzun ölçtüreceği Hemoglobin A1C laboratuvar değerinin kontrol altında tutulması gerekir.

Bunun için Açlık Kan şekerinizi sık sık ölçmelisiniz.

Ayrıca doktorunuzun verdiği beslenme önerilerine uymalı, ideal kilonuza kalmaya dikkat etmeli, egzersiz yapmalısınız.

İlaçlarınızı düzenli olarak kullanmalısınız.

Ayak bakımınıza da dikkat etmeli, düzenli olarak göz muayenesi yaptırmalısınız.

Kalbinizi ve tansiyonunuzu da düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz.

Yüksek tansiyon ve şeker hastalığı ömür boyu devam eden hastalıklardır ancak yaşam şeklinizde yapacağınız değişiklikler ve ilaç tedavisi ile bu hastalıkların vücudumuzda yapacağı hasarları geciktirebilir, hatta önleyebilirsiniz unutmayın sağlıklı bir yaşam sizin elinizde.