Zona Hastalığı Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

Uzm.Dr. Ahu Arslan
15.9.2020
Zona Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? Zona Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir? Zona Hastalığı Tehlikeli midir? Zona Hastalığı Bulaşıcı mıdır? gibi soruların cevabını Dermatolog Uzman Dr. Ahu Arslan cevaplıyor.

Bugünkü konumuz zona ya da halk arasında gece yanığı denen durum genellikle bize ilk kez çocukluk çağında su çiçeği olarak bulaşan bir virüsün tekrar enfeksiyonu.

Su çiçeği aşıyla canlı virüs olarak da alınabilir ya da enfeksiyon şeklinde geçirilmiş de olabilir.

Bu virüs bizim arka kök sinir ganglionlarımızda bizle beraber dinledik halde ömür boyu kalıyor ve vücut direnciniz düştüğünde tekrar aktive oluyor.

İkinci aktivasyonda yaygın su çiçeği şeklinde döküntü olmayan sadece tuttu sinir ganglionunun deriye ulaştığı alanda lokal tek taraflı döküntü oluyor.

Genellikle bağışıklığın zayıfladığı durumlarda geçirilen enfeksiyonlar sonrası, ameliyatlar sonrası, kilo kayıpları sonrası, yorgunluk, stres, uykusuzluk dönemleri sonrası daha çok aktive oluyor.

Her insan hayatında bir kez zona geçiriyor. 2. ve 3. atak çok nadir oluyor ama şöyle bir sıkıntı var, yerleştiği sinir kökünün deri alanında bunu yapıyor.

Eğer bu bizim ense kökümüze yakın bir sinir tutulumunda ise, yüz yerleşimli olabiliyor.

Eğer göze yakınsa, gözümüzde körlük ya da kulağa yakın bir alandaysa, işitme kalp yapabiliyor.

O nedenle döküntülü fark ettiğimiz an, hatta bazen döküntü başlamadan önce o alandaki ağrıyı hissettiğimiz an mutlaka hekime başvurmalıyız.

Bulgular çıkmadan önce ağrının olduğu sadece ağrının olduğu dönemde, o ağrı böbrek taşlarıyla, kardiyak kalp ağrıları ile karışabiliyor. 

O nedenle bulguyu izlediğiniz an biz ağrıyla birleştirdiğimizde gerekli tanıyı koyup uygun tedavi başlıyoruz.

Tedavi ne kadar erken başlanırsa, yanıt o kadar hızlı alınıyor ve sonrasında hastanın zona iyileştikten sonra da bazı hastalarda gözlenebilen ağrılı süreci kısalıyor.

 

Zona Nedir?

Zona hastalığı, ağrılı kızarıklıklar şeklinde görülen, viral kaynaklı bulaşıcı bir sinir enfeksiyonudur. Normal şartlar altında zona hastalığı vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilir, ancak birçok vakada gövdenin sol veya sağ tarafını saran tekli bir kabarcık şeridi olarak görünür.
Zona hastalığı, suçiçeği hastalığına neden olan Varicella zoster virüsünden kaynaklanır. Normal şartlarda birey suçiçeği geçirdikten sonra, Varicella zoster virüsü bireyin omuriliği ve beyninin yakınındaki sinir dokusunda inaktif olarak varlığını sürdürmeye devam eder. Aradan yıllar geçtikten sonra virüs tekrar aktif hale geçebilir ve zona hastalığının belirtilerinin görülmesine neden olabilir.
Zona hayatı tehdit eden bir tıbbi durum olmasa da, birey için çok acı verici bir deneyim olabilir. Önceden olunan aşı, bireylerde zona görülmesi riskini azaltmaya yardımcı olurken, benzeri şekilde erken tedavi hem zona enfeksiyonunun süresini kısaltmaya hem de bir takım komplikasyonların gelişmesi olasılığını azaltmaya yardımcı olabilir.

Nedenleri

Zona Neden Olur?
Zona hastalığı, suçiçeği hastalığına neden olan Varicella zoster virüsünden kaynaklanır. Daha önce suçiçeği geçirmiş hemen her birey zona hastalığına yakalanabilir. Ancak suçiçeği geçiren herkes zona geliştirmez. Suçiçeği iyileştikten sonra virüs sinir sistemine yerleşerek yıllarca uykuda kalabilir. Bir süre sonra tekrar aktif hale geçebilen virüs, bireyin cildine uzanan sinir yolları boyunca ilerleyerek zona hastalığına neden olabilir.

Zona oluşumunun nedeni tıp uzmanları tarafından henüz kesin olarak belirlenememiştir. Bir teori birey yaşlandıkça bireyin enfeksiyonlara karşı bağışıklığının azalmasından kaynaklandığını öne sürmektedir. Zona, yaşlı yetişkinlerde ve bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde daha yaygın görülür.

Varisella-zoster virüsü, Herpes virüsü adı verilen ve normalde uçuk ile genital herpese neden olan virüslerden meydana gelen bir virüs ailesinin parçasıdır. Zona, bu sebeple Herpes Zoster olarak da bilinir. Ancak bireylerde suçiçeği ve zona hastalığına neden olan virüs, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olan ve uçuk veya genital herpesten sorumlu olan virüsle aynı değildir.

Zona hastalığı olan bireyler, taşıdıkları Varicella-zoster virüsünü suçiçeği bağışıklığı olmayan hemen herkese geçirebilir. Bu geçiş en yaygın olarak zona döküntüsünün açık yaralarıyla doğrudan temas yoluyla gerçekleşir. Bireyler virüs ile enfekte olduktan sonra su çiçeği geliştirebilirler, ancak zona hastalığı geliştirmezler.

Suçiçeği, bazı bireyler için oldukça tehlikeli olabilir. Normalde birey zona kabarcıkları kabuklanıncaya kadar bulaşıcıdır. Bu nedenle henüz suçiçeği geçirmemiş veya suçiçeği aşısı olmamış bireyler ile, özellikle de bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerle, hamile kadınlarla ve yeni doğanlarla fiziksel temastan kaçınmak önemlidir.

Daha önce suçiçeği hastalığı geçirmiş bireylerin zona geliştirmesi riskini artırabilecek bir takım faktörler mevcuttur. Bunlar arasında ilki 50 yaşın üzerinde olmaktır. Zona en çok 50 yaşın üzerindeki bireylerde yaygın olarak görülür ve risk ilerleyen yaşla beraber artar. Bazı tıp uzmanları 80 yaş ve üzerindeki insanların yarısının zona geçirdiğini tahmin etmektedir.

AIDS ve kanser gibi bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıklar, zona riskini artırabilir. Yine kanser tedavisi sürecinde uygulanan radyoterapi veya kemoterapi bireyin hastalıklara karşı direncini azaltabilir ve zona gelişimini tetikleyebilir. Özellikle nakledilen organların reddini önlemek üzere bağışıklık sistemini baskılamak için tasarlanan ilaçlar veya prednizon gibi steroidlerin uzun süreli kullanımı zona riskini artırabilir.

 

Zona İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?
Zona sürecinde bireyin karşısına bir takım komplikasyonlar çıkabilir. Bazı vakalarda zona ağrısı kabarcıklar geçtikten çok sonra da devam eder. Bu durum Post-herpetik Nevralji olarak bilinir ve hasarlı sinir telleri tarafından ciltten beyne hatalı veya abartılı ağrı mesajları gönderilmesinden dolayı kaynaklanır.

Gözün içinde veya çevresinde gelişen zona, yani Oftalmik Zona bireyde kalıcı görme kaybına yol açabilecek ağrılı göz enfeksiyonlarına neden olabilir. Hangi sinirlerin zona hastalığından etkilendiğine bağlı olarak, beyin iltihabı, yani ensefalit, yüz felci ya da işitme veya denge sorunları ortaya çıkabilir.

Uygun şekilde tedavi edilmeyen zona kabarcıkları nedeniyle ciltte bakteriyel enfeksiyonlar gelişebilir.

 

Zona Nasıl Önlenir?
Zona hastalığının önlenmesine yardımcı olabilen iki aşı mevcuttur. Bunlar suçiçeği aşısı ve zona aşısıdır. Suçiçeği aşısı suçiçeği hastalığını önlemek için çocukluk döneminde rutin olarak kullanılan bir aşıdır. Bu aşı, hiç suçiçeği geçirmemiş yetişkinler için de önerilir. Her ne kadar aşı bireyin suçiçeği veya zona hastalığına yakalanmayacağını garanti etmese de, hem komplikasyon olasılığını ve hem de hastalığın şiddetini azaltabilir.

Normal suçiçeği aşısının yanı sıra ek olarak doğrudan zona hastalığının ortaya çıkmasını veya ağır komplikasyonlara yol açmasını engelleyecek iki zona aşısı daha geliştirilmiştir. Bu aşılardan birisi 50 yaş ve üstü kişiler için tavsiye edilirken, diğeri 60 yaş üstü bireyler için tavsiye edilir.

Zona aşılarının en yaygın yan etkileri arasında enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, ağrı, hassasiyet, şişme ve kaşıntı ve baş ağrısı bulunur. Zona aşıları sadece bir önleme stratejisi olarak kullanılır. Hastalığı olan bireyleri tedavi etmek için tasarlanmamıştır. Tıpkı suçiçeği aşısında olduğu gibi, zona aşısı da zona hastalığına yakalanmamayı garanti etmez. Ancak hastalığın seyrini kısaltabilir, şiddetini hafifletebilir ve Post-herpetik Nevralji riskini azaltabilir.

Belirtiler
Zona Belirtileri Nelerdir?
Birçok vakada zona belirtileri ve semptomları bireyin vücudunun tek bir tarafının yalnızca küçük bir bölümünü etkiler.

Zona hastalığı sürecinde gözlemlenebilecek çeşitli belirti ve semptomlar arasında öncelikli olarak ağrı, yanma, uyuşma veya karıncalanma, ağrıdan birkaç gün sonra başlayan kırmızı bir döküntü, dokunmaya karşı hassasiyet, kaşıntı ile kolay patlayan ve kabuk bağlayan içi sıvı dolu kabarcıklar bulunmaktadır.
Daha nadir olarak bazı vakalarda bunlara ek olarak ateş, baş ağrısı, ışığa duyarlılık ve yorgunluk gibi belirti ve semptomlar da gözlemlenebilir.

Ağrı genellikle zona hastalığının ilk belirtisidir. Bazı vakalarda bu ağrı birey için oldukça yoğun olabilir. Bazı vakalarda ağrının vücutta hissedildiği konuma bağlı olarak, kalbi, akciğerleri veya böbrekleri etkileyen başka herhangi bir sorunun belirtisi ile karıştırılması mümkündür. Daha nadir bazı vakalarda bireyler zona ağrısını hiç döküntü geliştirmeden yaşayabilirler.
İkinci en yaygın zona belirtisi olan Zona döküntüsü, en yaygın olarak, gövdenin sağ veya sol tarafını saran bir kabarcık şeridi olarak gelişir. Zona döküntüleri bazı vakalarda tek bir göz çevresinde ya da boynun veya yüzün bir tarafında meydana gelebilir.

Zona şüphesi taşıyan bireylerin, erken tedavi avantajlarından faydalanmak için bir an önce doktora başvurması gereklidir. Bununla birlikte göz yakınında ağrı hisseden ve kızarıklık gözlemleyen bireylerin acil tıbbi yardıma başvurması gerekir.

Göz yakınında etkisi görülen zona, eğer tedavi edilmezse kalıcı göz hasarına neden olabilir. Benzer şekilde 60 yaş üstü bireyler, kanser, ilaçlar veya diyabet gibi çeşitli kronik hastalıklar nedeniyle kendisinin ya da yakınlarının bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler komplikasyon riskinin önemli ölçüde yükselmesi nedeniyle bir an önce doktora başvurmalıdır. Kızarıklıkların ve ağrının yaygın olduğu bireylerin de bir an önce doktora başvurması tavsiye edilir.

 

Tanı Yöntemleri
Zona Nasıl Teşhis Edilir?
Doktorlar zona hastalığının teşhisi için öncelikle birey üzerinde yaptıkları fiziksel muayene ve tıbbi geçmişi belirlemek için sordukları sorulardan faydalanırlar. Zona teşhisi genellikle bireyin vücudunun bir tarafındaki ağrı şikayetinin yanı sıra, gözlemlenen döküntü ve kabarcıklarla birlikte teşhis edilir. Bazı vakalarda ayrıca laboratuvarda incelemek üzere doktor tarafından bir doku kazıma veya kabarcık kültürü alınabilir.

Tedavi Yöntemleri
Zona Nasıl Geçer?
Zona hastalığı genellikle iki ila altı hafta süreyle seyreder ve kendiliğinden geçer. Çoğu birey sadece bir kez zona olur. Ancak hastalığa neden olan virüs vücudu terk etmediği için bazı vakalarda, özellikle bağışıklık sisteminin iyice zayıfladığı vakalarda durumun birden fazla tekrarlandığı görülmüştür.

Zona Nasıl Tedavi Edilir?
Normal şartlar altında zona hastalığının tedavisi yoktur. Ancak doktor tarafından reçete edilebilecek birtakım antiviral ilaçlar ile tedavi sürecine erken başlamak iyileşmeyi hızlandırabilir ve bireyin komplikasyon geliştirmesi riskini azaltabilir. Ayrıca, hekiminiz ağrınızı azaltmak ve semptomların şiddetini azaltmak için ağrı kesici hap ve / veya kremler reçete edebilir.

Genellikle zona tedavisi sürecinde alkolden kaçınmak gereklidir. Alkol, belirli ilaçların etkinliğini azaltmanın yanı sıra özellikle yaşlı yetişkinlerde baş dönmesi gibi yan etki gelişmesi riskini artırabilir.

Zona İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Ve Evde Bakım
Zona hastalığı sürecinde soğuk bir banyo yapmak veya oluşan kabarcıklara soğuk, ıslak kompres uygulamak kaşıntı ve ağrıyı hafifletebilir. Bireyin hastalık sürecinde gerginlikten uzak kalmaya çaba göstermesi ve hayatındaki stresi azaltması önemlidir.
Zona hastalığı sürecinde oluşan kabarcıklar kabuk kaplayana kadar bulaşıcı olduğu için, bu süreç boyunca bireyin kendisini daha önce suçiçeği geçirmemiş veya bağışıklık sistemi zayıf kişilerden uzak tutması, virüsü başkalarına yaymaması için önemli bir adımdır.