Ergenlik Dönemi ve Yeme Bozuklukları

Ergenlik Dönemi ve Yeme Bozuklukları

Klinik Psikolog Bahar İkra Dener
30.4.2020
Ergenlik döneminde ortaya çıkan yeme bozukluklarının önlem alınmazsa kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen Dener, şu bilgileri verdi

ERGENLİK DÖNEMİ VE YEME BOZUKLUKLARI

 

Beslenme davranışında görülen bozukluğa ilişkin ailelere tavsiyelerde bulunan Yücelen Muğla Hastanesi'nden Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Psikolog Bahar İkra Dener, '' Çocuğunuza müdahaleci davranmayı, onları suçlamayı ve çocuğunuzun bedenine yönelik yaptığınız eleştirileri bırakın. '' dedi.

Ergenlik döneminde ortaya çıkan yeme bozukluklarının önlem alınmazsa kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen Dener, şu bilgileri verdi:

 

Yeme bozuklukları birçok kişisel, çevresel, psikolojik, biyolojik ve sosyal etkenlerin sonucu olarak olumsuz beslenme ile seyreden psikiyatrik bir bozukluktur. Ergenlik dönemindeki birey, içlerine giremedikleri değişim fırtınalarıyla beraber sürekli stres ve kaygı içerisindelerdir. Bir yandan değişen fiziksel görüntüleri, sosyal baskılar, beden algısı ile ilgili problemler ergeni bir buhran içine sokmaktadır. Bu belirsizlik ve değişim içindeki ergen, hayatını kontrol edemediği yönlerine dair çaresizliğini gidermeye çalışır fakat hayatında kontrol edebildiği tek şey belki de yemektir. Kısacası Yeme bozuklukları hayatın çaresizliğine karşı gösterilen bir savunma mekanizmasıdır.

 

Yeme Bozuklukları Nelerdir?

Yeme bozukluğu tanısı altında iki temel bozukluk vardır.

 

Anoreksiya nervozada, genellikle kilolu olmadığı halde kendini kilolu olarak görme, kilo almaktan aşırı korkma gibi beden algı bozukluğu olarak bilinmektedir.

 

Bulimia nervoza ise aşırı egzersiz yapma ve tıkanırcasına yemek yeme sonucu oluşan kusma davranışlarıdır.

 

 

Ergenlik Döneminde Yeme Bozukluğunu Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

 

Aile: Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim kurarken; zayıflığı, güzellik ve çekicilik simgesi olarak sunması çocuğun da bu şekilde düşünmeye başlamasına yol açabilir. Çocuğunuzun kilosu, bedeni veya yemek yeme şekli ile ilgili yaptığınız yorumlar çocuğunuzun ruh sağlığını hiç ummadığınız oranda zedeleyebilir.

Ayrıca ebeveynleri tarafından sevilmeyen, desteklenmeyen, sürekli eleştirilere maruz kalan, ders başarısı konusunda aşırı katı tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında beslenme sorunları ortaya çıkabiliyor. Çünkü çocuk, sevilmediğini, değer görmediğini ve başaramayacağını hissediyor. Bu nedenle ebeveynlerini kontrol edemiyor. Kontrol edebildiği tek şeyi yemek olarak görüyor. Ebeveynlerine söyleyemediği sözleri tıkanırcasına yiyerek rahatlama eylemini gerçekleştirdiğini düşünüyor. Fakat bu durum sadece anlık bir rahatlama oluyor. Sonrasında çocukta ciddi düzeyde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Söz hakkı verilmeyen çocuk, tıkanırcasına yeme davranışında aslında yemeği ' duyguları' olarak görüyor ve bunun sonucunda çocuk duygularını yiyor.

 

Diyet Yapmak: Ergenlikle birlikte ergenler, zayıf olmanın güzel ve sağlıklı olmak olduğunu savunan diyet kültürünün etkisine girmeye başlarlar. Gençler güzel ve popüler olmanın, hoşlandıkları kişilerin ilgisini çekebilmenin tek yolunun zayıf olmaktan geçtiğine inanmaya başlarlar.

 

Beden Algısı: Ergenlik gençlerin bedenlerine dair farkındalık kazandıkları bir dönemdir. Bu dönem gençlerin toplum tarafından idealize edilen bedenle ilgili görüşlerden en çok etkilendikleri dönemdir. Bunun sonucu olarak gençler kendi bedenlerini, bu idealize edilmiş bedenlerle karşılaştırmaya başlarlar ve kendi bedenlerine dair olumsuz hislere kapılabilirler. Tüm bunların sonucu olarak beden algıları bozulabilir.

 

Özsaygı: Ergenlik dönemindeki gençler yaşadıkları büyük değişimler karşısında yoğun endişeye kapılabilirler. Hayatın getirdiği yeni sorumluluklara karşı kendilerini güvensiz ve yetersiz hissedebilirler. Bunun sonucunda da özsaygıları zarar görebilir. Düşük özsaygı da yeme bozukluklarını tetikleyen sebeplerden biridir.

 

Sosyal Baskı: Ergenlik dönemindeki gençler kendilerini, toplum tarafından idealize edilen kriterler gibi dışsal kaynakların baskısı altında hissederler. Birçok genç, akranlarıyla rekabete girip, daha başarılı olmaya, daha yüksek notlar almaya, spor faaliyetlerinde daha iyi olmaya ve akranları arasında daha popüler olmayanı çalışırlar. Tüm bunların yanı sıra, bir de toplum tarafından idealize edilmiş bir görünüşe sahip olma baskısı vardır ki, tüm bunlar bir araya gelince, kişi hayatının kontrolünü kaybetmiş gibi hissetmeye başlayabilir. Yeme bozukluğunun en önemli tetikleyicilerinden biri kişinin hayatını kontrol etme çabasıdır. Ergenler birey olma, yetişkin olma ve bağımsızlaşma kaygılarıyla hayatlarının kontrolünü ele alma çabası içine girerler.

 

Eğer Çocuğunuzda Yeme Bozukluğu varsa;

·         Yargılamayın.

·         Destek olun.

·         Aşırı müdahaleci davranmayın.

·         Kilo aldırmaya çalışmayın.

·         Uzman Desteği için ikna etmeye çalışın. Fakat bunu zorla yapmayın. Unutmayalım ki tedavideki önemli kriter hastanın kendi isteğiyle tedaviye başlamasıdır.

 

 

Psikolojik danışma görüş ve önerileriniz için;

 

Bahar İkra DENER

Uzm. Klinik Psikolog

(0252) 223 80 40

 

ERGENLİK DÖNEMİ VE YEME BOZUKLUKLARI

 

Beslenme davranışında görülen bozukluğa ilişkin ailelere tavsiyelerde bulunan Yücelen Muğla Hastanesi'nden Çocuk ve Ergen Psikolojisi Uzmanı Psikolog Bahar İkra Dener, '' Çocuğunuza müdahaleci davranmayı, onları suçlamayı ve çocuğunuzun bedenine yönelik yaptığınız eleştirileri bırakın. '' dedi.

Ergenlik döneminde ortaya çıkan yeme bozukluklarının önlem alınmazsa kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyeceğini söyleyen Dener, şu bilgileri verdi:

 

Yeme bozuklukları birçok kişisel, çevresel, psikolojik, biyolojik ve sosyal etkenlerin sonucu olarak olumsuz beslenme ile seyreden psikiyatrik bir bozukluktur. Ergenlik dönemindeki birey, içlerine giremedikleri değişim fırtınalarıyla beraber sürekli stres ve kaygı içerisindelerdir. Bir yandan değişen fiziksel görüntüleri, sosyal baskılar, beden algısı ile ilgili problemler ergeni bir buhran içine sokmaktadır. Bu belirsizlik ve değişim içindeki ergen, hayatını kontrol edemediği yönlerine dair çaresizliğini gidermeye çalışır fakat hayatında kontrol edebildiği tek şey belki de yemektir. Kısacası Yeme bozuklukları hayatın çaresizliğine karşı gösterilen bir savunma mekanizmasıdır.

 

Yeme Bozuklukları Nelerdir?

Yeme bozukluğu tanısı altında iki temel bozukluk vardır.

 

Anoreksiya nervozada, genellikle kilolu olmadığı halde kendini kilolu olarak görme, kilo almaktan aşırı korkma gibi beden algı bozukluğu olarak bilinmektedir.

 

Bulimia nervoza ise aşırı egzersiz yapma ve tıkanırcasına yemek yeme sonucu oluşan kusma davranışlarıdır.

 

 

Ergenlik Döneminde Yeme Bozukluğunu Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

 

Aile: Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim kurarken; zayıflığı, güzellik ve çekicilik simgesi olarak sunması çocuğun da bu şekilde düşünmeye başlamasına yol açabilir. Çocuğunuzun kilosu, bedeni veya yemek yeme şekli ile ilgili yaptığınız yorumlar çocuğunuzun ruh sağlığını hiç ummadığınız oranda zedeleyebilir.

Ayrıca ebeveynleri tarafından sevilmeyen, desteklenmeyen, sürekli eleştirilere maruz kalan, ders başarısı konusunda aşırı katı tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında beslenme sorunları ortaya çıkabiliyor. Çünkü çocuk, sevilmediğini, değer görmediğini ve başaramayacağını hissediyor. Bu nedenle ebeveynlerini kontrol edemiyor. Kontrol edebildiği tek şeyi yemek olarak görüyor. Ebeveynlerine söyleyemediği sözleri tıkanırcasına yiyerek rahatlama eylemini gerçekleştirdiğini düşünüyor. Fakat bu durum sadece anlık bir rahatlama oluyor. Sonrasında çocukta ciddi düzeyde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Söz hakkı verilmeyen çocuk, tıkanırcasına yeme davranışında aslında yemeği ' duyguları' olarak görüyor ve bunun sonucunda çocuk duygularını yiyor.

 

Diyet Yapmak: Ergenlikle birlikte ergenler, zayıf olmanın güzel ve sağlıklı olmak olduğunu savunan diyet kültürünün etkisine girmeye başlarlar. Gençler güzel ve popüler olmanın, hoşlandıkları kişilerin ilgisini çekebilmenin tek yolunun zayıf olmaktan geçtiğine inanmaya başlarlar.

 

Beden Algısı: Ergenlik gençlerin bedenlerine dair farkındalık kazandıkları bir dönemdir. Bu dönem gençlerin toplum tarafından idealize edilen bedenle ilgili görüşlerden en çok etkilendikleri dönemdir. Bunun sonucu olarak gençler kendi bedenlerini, bu idealize edilmiş bedenlerle karşılaştırmaya başlarlar ve kendi bedenlerine dair olumsuz hislere kapılabilirler. Tüm bunların sonucu olarak beden algıları bozulabilir.

 

Özsaygı: Ergenlik dönemindeki gençler yaşadıkları büyük değişimler karşısında yoğun endişeye kapılabilirler. Hayatın getirdiği yeni sorumluluklara karşı kendilerini güvensiz ve yetersiz hissedebilirler. Bunun sonucunda da özsaygıları zarar görebilir. Düşük özsaygı da yeme bozukluklarını tetikleyen sebeplerden biridir.

 

Sosyal Baskı: Ergenlik dönemindeki gençler kendilerini, toplum tarafından idealize edilen kriterler gibi dışsal kaynakların baskısı altında hissederler. Birçok genç, akranlarıyla rekabete girip, daha başarılı olmaya, daha yüksek notlar almaya, spor faaliyetlerinde daha iyi olmaya ve akranları arasında daha popüler olmayanı çalışırlar. Tüm bunların yanı sıra, bir de toplum tarafından idealize edilmiş bir görünüşe sahip olma baskısı vardır ki, tüm bunlar bir araya gelince, kişi hayatının kontrolünü kaybetmiş gibi hissetmeye başlayabilir. Yeme bozukluğunun en önemli tetikleyicilerinden biri kişinin hayatını kontrol etme çabasıdır. Ergenler birey olma, yetişkin olma ve bağımsızlaşma kaygılarıyla hayatlarının kontrolünü ele alma çabası içine girerler.

 

Eğer Çocuğunuzda Yeme Bozukluğu varsa;

·         Yargılamayın.

·         Destek olun.

·         Aşırı müdahaleci davranmayın.

·         Kilo aldırmaya çalışmayın.

·         Uzman Desteği için ikna etmeye çalışın. Fakat bunu zorla yapmayın. Unutmayalım ki tedavideki önemli kriter hastanın kendi isteğiyle tedaviye başlamasıdır.

 

Psikolojik danışma görüş ve önerileriniz için;

 

Bahar İkra DENER

Uzm. Klinik Psikolog

 

(0252) 223 80 40