Alzheimer Nedir

Alzheimer Nedir

Dr. İbrahim Salman
30.8.2019
İleri yaş gruplarında yaşam kalitesini en çok bozan hastalıkların başında demanslar gelmektedir. Demans başlığı altında alzheimer hastalığı, vasküler demans, Parkinson hastalığı demansı ve lewy cisimcikli demanslar sayılabilir.
Beyinde tutulan yer anlamında ise kortikal demansın en önemli örneği  Alzheimer hastalığıdır. Hastalık en sık görülen demans tipidir. 60 yaş üstü bireylerde %5,  85 yaş üstü bireylerde ise %50 lere varmaktadır. Bugün bile hastalığın tam olarak nedeni bilinmemekle beraber beyinde beta-amiloid plaklarının birikmesi ile ortaya çıktığına inanılmaktadır. Alzheimer hastalığı genetik açıdan hetorejen bir bozukluktur. Erken başlangıçta Alzheimer da tanı amaçlı genetik testler mevcuttur ve önerilmektedir. Geç başlangıçlı Alzheimer da ise genetik testler tanıya yardımcıdır ama tek başına çok fazla bir anlam taşımaz.
Alzheimer hastalığında birçok risk faktörü sayılabilir, bunların içinde en önemlisi vasküler risk faktörleridir. Menepoz sonrası östrojen verilmesi iyileşme açısından gözlemler  olmasına rağmen klinik çalışmalar bunu doğrulamamıştır. Klinik olarak hastanın entelektüel yaşamında kademeli olarak ilerleyici hafıza, problem çözme becerisi, konuşma ve algı hasarı oluşur hastada bu eksikliğe bağlı kognitif ve davranışsal bozukluklar görülür. Genellikle ilk bulgu kısa süreli hafıza bozukluğu ve unutkanlıktır. Hastalık ilerleyince hafıza bozukluğu süresi de artar. Buna ilaveten muhakeme, soyut düşünme, kelime bulma güçlüğü gibi şikayetler başlar. Kognisit olmayan bozukluklar içinde duygu durum bozuklukları, paranoya, şüphecilik, hezeyanlar, öfke, ajitasyon ve halüsinasyonlar görülür.
Alzheimer hastalığı evreleme olarak hafif-orta ve ağır olmak üzere 3 evre olarak kabul edilir. Hafif evrede genellikle hastalarda unutkanlık, kelime bulma güçlüğü, alışveriş yapmak, araba kullanmak gibi aktivitelerde zorluk çekerler. Orta evrede hafıza kusuru artar, oryantasyon kusurları başlar, günlük yaşam aktiviteleri için başkasının yardımına ihtiyaç duyabilirler. Bu evrede sürekli dolaşma, kaybolma, ajitasyon ve hezeyanlar görülebilir. Uyku bozuklukları artabilir. Ağır evrede sürekli denetim ve bakıma ihtiyaçları vardır. Konuşma, yemek yeme, giyinme gibi temel ihtiyaçlarını yapamazlar. İdrar kaçırmaları olabilir. Yutma bozuklukları ve yatağa bağımlı olma gelişebilir.
Alzheimer hastalığında tanı;
1- Minimental test ile mental durumun değerlendirilmesidir. Bu test ile hafıza, konuşma, dikkat, hesaplama gibi değerler ölçülür. Genellikle evreler buna göre değerlendirilir.
2- Laboratuvar çalışmaları: Kan değerleri genellikle diğer kognitif bozukluklar ile ilgili hastalıkları ekarte etmek için bakılır.
3- Lomber ponksiyon: Eskiden yapılan bu tetkik günümüzde rutin tarama testi olmaktan çıkmıştır.
4- Görüntüleme testleri. Bilgisayarlı tomografi ve MR diğer hastalıkları ayırt etmede kullanılan testlerdir. Spesifik görüntüleme pozitron emisyon tomografisinde (PET) görülen temporal ve parietal bölgede glukoz metebolizmasında azalmadır.
5- Nörolojik muayene: Oryantasyon, bellek, dikkat, görsel algı, problem çözme, hareket gibi muayeneler ile demansın tanımına ve evrelenmesine yardım eden testler yapılır.
Ayırıcı tanıda yıkım hızlı ise ve uyanıklılık-dikkat seviyelerinde dalgalanmalar oluyor ise Alzheimer olması daha muhtemeldir.
Tedavide kolinesteraz inhibitörleri asetilkolin yıkımını bloke ederek tedavide kullanılır. Rivastigmin tartarat ve galantamin kolinerjik reseptörleri uyararak tedavide faydalı olduğu anlaşılmıştır.
Bir antioksidan olan alfa-tokoferolun (vitamin E) tedavide bir çok vakada faydalı olduğu anlaşılmıştır. Anti enflamuatar ilaçlar ve steroidler kullanılmış olsa da yeterli olumlu sonuç alınamamıştır.
Hastalığın prognpozu ortalama 3 ile 20 yıl arasındadır. Bu süre hastalığın şiddeti genel bakım, enfeksiyonlar ve diğer hastalıkların durumuna göre artar ya da kısalır.